İçeriğe geç

Askesis ne demek ?

Askesis: Tarihsel Bir Perspektiften Derinlemesine Bir İnceleme

Geçmiş, insanlık tarihindeki önemli felsefi ve toplumsal akımları anlamamıza yardımcı olan bir aynadır. Geçmişte, bireylerin kendilerini keşfetmeleri, ruhsal ve bedensel disiplinlere dayalı yaşamlar kurmaları yalnızca bireysel bir arayış değil, aynı zamanda toplumların değer sistemleriyle şekillenen bir olguydu. Bu bağlamda “askesis”, hem bireysel hem de toplumsal dönüşüm süreçlerinde önemli bir rol oynamıştır. Askesisin ne olduğunu, tarihsel süreçte nasıl şekillendiğini ve modern dünyada nasıl yankılar bulduğunu incelemek, hem geçmişi hem de bugünü daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Bu yazıda askesisi, felsefi ve dini geleneklerin iç içe geçtiği bir düşünsel tarih çerçevesinde ele alacağız.
Askesis Nedir?

Askesis kelimesi, Yunanca “askesis” (ἄσκησις) kelimesinden türetilmiştir ve genellikle “disiplin”, “egzersiz” veya “kendini eğitme” anlamlarına gelir. Ancak bu kelime, daha derin anlamlar taşır; askesis, ruhsal ve bedensel bir arınma süreci, nefsin terbiye edilmesi ve dünyevi zevklerden kaçınarak manevi bir olgunluğa ulaşma çabası olarak anlaşılır. Askesis, yalnızca bir fiziksel yaşam tarzı değil, aynı zamanda felsefi, dini ve etik bir yaşam pratiğidir. Bireylerin, içsel huzuru bulmak, manevi olgunlaşma ve ahlaki erdemler kazanmak için kendilerini disipline etmeleri anlamına gelir.
Antik Yunan’dan Hristiyanlığa: Askesisin Temelleri

Antik Yunan’da askesis, ilk olarak felsefi bir terim olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Stoacılar ve Sokratik düşünürler, bireyin içsel erdemlere ulaşmak için kendini eğitmesi gerektiğini savunmuşlardır. Stoacılığın önde gelen isimlerinden Epiktetos, askesisi bir erdem olarak tanımlamış ve bireylerin “dış dünyanın kontrolünü” bırakıp, yalnızca kendi içsel dünyalarına odaklanarak yaşamayı hedeflemelerini önermiştir. Stoacılara göre, bireyler, dünyevi zevklere ve arzulara kapılmadan, sadece erdemli bir yaşam sürerek gerçek mutluluğa ulaşabilirler.

Bu dönemde askesis, felsefi bir egzersiz olarak, bireyin nefsini dizginleyerek ruhsal arınmayı hedeflemiştir. Fakat bu anlayış, zamanla dini öğretilerle iç içe geçerek daha farklı bir boyut kazanmıştır. Hristiyanlık, özellikle erken dönemlerinde askesisi bir erdem olarak kabul etmiş ve rahiplerin, keşişlerin veya manastırlarda yaşayan bireylerin kendilerini dünyevi arzulardan uzaklaştırarak, Tanrı’ya daha yakın olmalarını sağlamayı amaçlamıştır.

Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte, askesisin dini anlamı güçlenmiş, dini yaşam pratiğinin bir parçası haline gelmiştir. Özellikle erken Hristiyanlıkta, “nefsin terbiye edilmesi” ve “dünyadan el etek çekmek”, Tanrı’ya adanmış bir yaşamın temel unsurlarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu anlayış, Ortaçağ boyunca özellikle manastır yaşamında kendini göstermiştir. Manastır yaşamında, keşişler ve rahipler, yemek yeme, içki içme ve diğer zevklerden kaçınarak, sadece dua ve ibadetle meşgul olmuşlardır. Bu disiplinli yaşam, askesisin dini boyutunu güçlendirmiş ve Hristiyan toplumlarda önemli bir yer edinmiştir.
Ortaçağ’da Askesis: Dini Disiplin ve Toplumsal Yapı

Ortaçağ Avrupa’sında askesis, hem dinî hem de toplumsal bir araç olarak kullanılmıştır. Hristiyanlık, zamanla yalnızca bireylerin manevi olgunluğuna değil, aynı zamanda toplumsal düzenin sağlamlaştırılmasına yönelik bir araç olarak da şekillenmiştir. Manastır yaşamı, toplumların değer sistemlerini düzenlerken, bireyleri disipline etmek ve dünya arzusundan kaçınmak, toplumsal yapıyı pekiştirmek için önemli bir rol oynamıştır.

Ancak bu dönemde askesis, bireysel özgürlüklerin ve beşeri arzuların baskılanması anlamına da gelmiştir. Özellikle monarşiler ve kilise tarafından kontrol edilen toplumlarda, askesisin amacı, bireylerin sadece manevi olarak değil, toplumsal olarak da sistemin bir parçası olmalarını sağlamak olmuştur. Bu anlamda, askesis yalnızca bir ruhsal çaba değil, aynı zamanda toplumsal bir gereklilikti. Her birey, toplumsal düzenin bir parçası olarak, kendi arzularını sınırlamak zorundaydı.
Modern Zamanlarda Askesis: Felsefi ve Psikolojik Yansımalar

Modern zamanlarla birlikte askesis, felsefi ve psikolojik anlamda farklı bir boyut kazanmıştır. 18. ve 19. yüzyıllarda, Aydınlanma düşüncesiyle birlikte, bireysel özgürlükler ve bireyin kendini ifade etme hakkı ön plana çıkmıştır. Ancak bu dönemde bile, askesisin etkisi tamamen kaybolmamıştır. Aydınlanma düşünürleri, bireysel özgürlüğün önemini vurgularken, aynı zamanda insanın kendini eğitmesi ve bedensel arzulardan kaçınması gerektiğini savunmuşlardır.

Özellikle Nietzsche gibi düşünürler, askesisin eleştirisini yapmış ve Hristiyan dünyasında askesise dayalı yaşamın bireylerin yaratıcı potansiyellerini kısıtladığını belirtmiştir. Nietzsche’nin “askesis” hakkındaki eleştirisi, bireyin kendi arzularını ve gücünü kabul etmesi gerektiği fikrini ön plana çıkarmıştır. Nietzsche’ye göre, askesis sadece bireyi ruhsal olarak arındırmakla kalmaz, aynı zamanda onu toplumun dayattığı sınırlamalara ve değerler sistemine hapseder.

Bununla birlikte, modern psikoloji ve psikoterapi alanlarında, askesisin farklı bir yorumunu görmek mümkündür. Özellikle mindfulness ve meditasyon gibi uygulamalar, bireylerin kendilerini kontrol etmeleri ve ruhsal olarak arınmaları için birer araç olarak kullanılmıştır. Bu bağlamda, askesis, yalnızca dini veya felsefi bir pratik olmanın ötesinde, bir tür psikolojik iyileşme aracı olarak da kabul edilmiştir.
Günümüz: Askesis ve Modern Toplum

Bugün, askesis hala birçok farklı biçimde yaşamımızda yer bulmaktadır. Özellikle sağlık ve zindelik anlayışının yükseldiği çağımızda, diyetler, fitness rutinleri, dijital detokslar ve zihinsel disiplinler, modern askesisin biçimleri olarak kabul edilebilir. Modern birey, ruhsal ve bedensel sağlığını korumak için askesisi hem bir yaşam tarzı hem de bir kişisel gelişim aracı olarak benimsemektedir.

Ancak bu modern dünyada askesis, toplumun baskılarından ve manevi öğretilerden uzak bir biçimde var olmaktadır. Bugün, askesisin anlamı, bireylerin kendi içsel dünyalarını keşfetmesi ve bedensel arzulardan arınması değil, çoğu zaman sağlıklı bir yaşam biçimi yaratmak ve daha verimli bir birey olmak etrafında şekillenmektedir.
Sonuç: Geçmişin, Bugüne Işık Tutan Yansımaları

Askesis, tarih boyunca bireysel ve toplumsal düzeyde önemli bir rol oynamıştır. Antik Yunan’dan modern zamanlara kadar, bu kavramın evrimi, insanlık tarihindeki değişimleri yansıtır. Geçmişin bu önemli pratiği, bugünün bireysel ve toplumsal yapılarıyla bağlantılıdır. Her dönemin kendine özgü değerleri, askesisi anlamını ve toplumları üzerindeki etkisini şekillendirmiştir. Bugün, geçmişin izlerini takip ederek, askesisin insanlık için ne anlama geldiğini daha iyi anlayabiliriz. Peki, sizce modern toplumda askesisin yeri nedir? Bireysel özgürlüklerin ön plana çıktığı bir dünyada, askesisin rolü ne olmalıdır?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
betci girişbetexper.xyz